Aşramda pay günü
Geçtiğimiz cumartesi günü, aşramda “pay günü”ydü. elmalı pay da vardı, ama buradaki pay, “paylaşmak” fiilinin kökünden gelen paydı. bütün gün yoga, meditasyon, baksi dansı gibi, aşramda yapılan etkinliklerin topluca ve ücretsiz yapıldığı bir gündü. ben sabah dersine yetişemediğimden her zamanki gibi, saat bir gibi başlayan yogaya katıldım. sonra akşama doğru kundalini meditasyonu.
burada yakında yogaya dair daha spontane değil de didaktik bilgi bulabileceksiniz. ama şimdilik spontane gidersek, kundalini meditasyonundan bahsetmek istiyorum biraz.
kundalini, omuriliğin dibinde çöreklenmiş uyuyan bir yılan olarak tasvir edilir. uyarılması ve devinime geçirilmesi, elbette çok dikkatli ve bilgisine iyice vakıf olunduktan sonra – zira kendisi tehlikeli de bir enerjidir bildiğim kadarıyla- vücudumuzdaki enerji merkezlerinin doğru çalışmasını ve enerjimizin içimizde doğru hareket etmesini sağlar. kundaliniyi harekete geçirmeye yönelik bir çok yöntem ve çalışma vardır.
bizim yaptığımız meditasyon, onbeşer dakikalık dört bölüme ayrılan 1 saatlik bir çalışmadan oluşuyor. ilk onbeş dakika dizlerimiz hafifçe kırık, uygun bir müzik eşliğinde bedenimizin ritmini kendiliğinden oluşturacağı bir titreme/salınma bölümü var. ikinci onbeş dakika boyunca dansediyoruz. üçüncüsünde, müzik durduğu anda, dans eden bedenimiz hangi halde kalmışsa o şekilde duruyoruz. hiç hareket etmeden. bunu isteyenler oturarak da yapabiliyor. son onbeş dakika ise, yere uzanıyoruz ve herkes nereye gitmek istiyor veya gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor
benim 3. kez kundalini meditasyon çalışmam. her defasında da, beni şaşırtan şeyler yaşadım. medite olabiliyorum normalde. her zaman olmasa da, o deneyimi biliyorum ve içimden çıkan şeylere şaşıyorum. kundalinide ise, 3′te 3 oldu. birincisinde, -yaklaşık 3 sene önceydi- ilk deneyimimde, durma bölümünde, yani 3. onbeş dakikada, ağlamaya başladım. engel olamadım. onbeş dakika boyunca, hatta sonraki onbeş dakika da, ağladım. dans etmiştik altı üstü!…neden ağlıyordum ki?…(nedenini biliyorum elbette, ama oluş şekli, birdenbireliği çok şaşırtıcı bir deneyimdi benim için)…ama tuhaf bir huzur da hissettim. o meditasyonda, geçmişte yerini alması gereken bir anıya veda ettim. bu vedanın hüznüydü ağlatan. ama o ana dek, bu vedayı yapmam gerektiğini, bunun zamanı geldiğini, bunu yapabileceğimi…bilmiyordum.
ikincisinde, bu sene, bir-iki ay önce, yine güzeldi. bu kez, mutluluk ve sevinç hissettim.
bu cumartesi ise, döndüm, döndüm, döndüm. dans ederken bedenim beni sürekli dönmeye zorladı. içimden deliler gibi dönmek geldi. ben de döndüm. ve dönerken gülüyordum. garip bir mutluluk hali vardı. içimde birşeylerin temizlendiğini, şimdi yavaş yavaş tam ve bütün hissetme, yaşam coşkusunu ta içimde hissetme deneyimleri olduğunu düşünüyorum bunların.
kelebeklerözgürdür, istanbuldan bildiriyor
not: kundaliniyi harekete geçiren bir takım nefes çalışmaları, asanalar bulabilirsiniz kitaplarda, internette. ben, (naçizane fikrim) bunları kendi kendinize pat diye denememenizi öneririm. herşey sabır, zaman ve emek istiyor. genelde, bu konuda bilgisi olanlar, uyarırlar. bu, uçak kullanmayı bilmeden okyanus aşırı uçmaya kalkışmak gibi olabilir.

bir yorum yazın